KENT PEYZAJ VE BİTKİ BUDAMA TOPLANTI RAPORU
Edirne Kent Konseyi tarafından düzenlenen “Edirne’de Peyzaj Uygulamaları konulu panel 04.04.2026 günü AKM Salonunda yapıldı. Toplantıya Belediye Başkan Yardımcısı Savaş Çerkes ve Parka ve Bahçeler Müdürlüğü personeli ile çevre derneği ve kentliler katıldı. 
Açılış konuşmasında EKK başkanı Özer Demir toplantının önemini ve gerekliliğini açıkladı. T.Ü. akademisyenlerine teşekkür etti. Ayrıca park ve bahçeler müdürlüğünün bu toplantıya katılmasını anlamlı bulduğunu belirtti. Dikilen ağaç sayısındaki artışın olumlu olduğunu vurguladı. Ağaç budamalarındaki sert budamanın kamuoyunda sert eleştirilere sebep olduğunu ve bunun bilimsel olan durumunu da göreceğimizi belirtti.
T.Ü. Mimarlık Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölüm Başkanı ve T.Ü. Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürü Doç.Dr. Beste Karakaya Aytin “Kent içi yol ağaçlandırması tasarım ve uygulama yaklaşımları” başlıklı sunumunu yaptı.
Kent içi yol ağaçlandırması, yalnızca yol kenarına ağaç dikmek değil; kentsel ekosistemin bir parçası olarak yeşil alanlar arasında koridor oluşturan ve mekânsal bütünlük sağlayan bir sistemdir.
Yeşil koridorlar; -Kentte lineer yeşil sistem oluşturur. -Kentteki parklar ve açık alanları birbirine bağlar ve tamamlar. -Ekolojik ve mekânsal süreklilik sağlar. -Kent içinde kesintisiz yeşil ağ oluşmasını sağlar. -Doğal yaşam için ortam oluşturur. kentiçi yol ağaçlarının kente katkıları vardır.
Ekolojik katkılar; Kentsel ısı adasını azaltır. Hava kalitesini iyileştirir. Karbon tutar. Biyoçeşitliliği destekler. Yağmur suyu yönetimine katkı sunar. Bir kentteki ağaç örtüsündeki her %10’luk artış, ozon seviyesinde %2-4 oranında azalmaya neden olabilir. Tek bir olgun ağaç, yılda 21,6 kg karbondioksit emebilir ve atmosfere 2 insanı destekleyecek kadar oksijen salabilir. Yüz olgun ağaç, yılda yaklaşık 1.137.500 litre yağmur suyunu tutabilir.
Fonksiyonel katkılar: Gölge oluşturur ve termal konfor sağlar. Yaya ve taşıt hareketini yönlendirmeye yardımcı olur. Yaya–taşıt ayrımını güçlendirir. Ulaşım akslarını tanımlar. Doğru tasarlandığında trafik güvenliğine katkı sağlar. Karşı yönden gelen far etkisini azaltmaya yardımcı olabilir. Mekânlara üçüncü boyut kazandırırlar. Sokakları ve caddeleri insan ölçeğine indirgerler. Mekânsal süreklilik ve çeşitlilik sağlarlar. Mimari yapılar arasında denge kurarlar.
Estetik katkılar: Kente estetik kimlik kazandırır, kentin imajını geliştirir. Monotonluğu giderir. Renk ve hareket sağlar. Mevsimsel değişimle dinamizm oluşturur. Bazı şehirler belirli bir ağaç türüyle ünlüdür ve ağaçların çiçeklenme takvimine göre mevsimlik turizmi çekiciliği yaratır.
Sosyal katkılar: Yaya konforunu artırır. Yaşam kalitesini yükseltir (toplumsal, sağlık ve ekonomik). İnsanların nefes almasını sağlar. Doğa ile yakınlaşmayı sağlar. Kent yaşamını daha yaşanabilir kılar. Kamusal alan kullanımını teşvik eder. Ekonomik canlılığı artırır.
KENT İÇİ YOL BİTKİLENDİRMESİ TASARIM İLKELERİ VE YAKLAŞIMLAR
Yeşil Koridor ve Süreklilik İlkesi; Kentsel yeşil koridor oluşturmanın en etkili yollarından biri, yaprak döken ağaçların geniş gölgelikler oluşturacak biçimde kullanılmasıdır. Yol ağaçlandırmaları parklar, açık alanlar, yaya aksları ve diğer yeşil alanlarla bağlantı kurmalıdır. Amaç, parçalı yeşil alanlar yerine kent içinde kesintisiz çalışan bir yeşil ağ oluşturmaktır.
Çok İşlevlilik
İyi tasarlanmış bir yol ağaçlandırması, yalnızca gölge değil, yaşam üretir. Taşıt yolları ile birlikte; bisiklet yolları, yürüyüş ve koşu yolları ile bütünleşik biçimde planlanmalıdır. Yeşil koridorlar yalnızca bitkisel düzenleme olarak değil, çok işlevli kamusal alanlar olarak düşünülmelidir. Böylece hem ekolojik süreklilik sağlanır hem de kentte aktif ulaşım ve kamusal kullanım desteklenir.
Yol Kesiti ve Dikim İçin Temel Ölçütler
Ağaç dikimi kararı, yol ve kaldırım kesiti dikkate alınarak verilmelidir. Genel olarak yol genişliğinin en az 5 m, kaldırım genişliğinin ise 4 m ve üzeri olduğu durumlarda ağaç dikimi daha uygun kabul edilir. Cadde ve bulvarlarda orta refüj genişliği 4 m’den dar ise bu alanlarda ağaç kullanımı önerilmemektedir. Ancak tüm bu ölçüler bağlama, tür seçimine, altyapı durumuna ve tasarıma göre düzenlenebilir.
Dikim İçin Temel Ölçütler
Ağaçlar bordürden en az 1 m içeride konumlandırılmalıdır. Ağaç çevresinde yaklaşık 2.5–3,5 m genişliğinde yeşil bant bırakılması gelişim açısından önemlidir. Kök yayılım alanı için yeterli toprak yüzeyi korunmalı, sıkışmış ve geçirimsiz alanlardan kaçınılmalıdır. Yol ağaçlarında dikim aralığını; taç çapı, taç yüksekliği, yapıların ışıklanmasına etkisi, taşıt ve yaya yolu genişliği, ağacın maksimum yüksekliği ile çevredeki bina yüksekliği arasındaki ilişki, beklenen tasarım etkisi ve bu etkiye ulaşma süresi belirler. Bu koşullara bağlı olarak dikim aralığı büyük ağaçlar için genellikle 6–12 m arasında değişebilir. Dar yol kesitlerinde ve küçük taçlı türlerde bu aralık 3–7 m düzeyine inebilir; ancak ağaçlar arası mesafe çoğu durumda 3 m’nin altına düşmemelidir. Ağaçların tasarım etkisinin tam olarak algılanması, türün büyüme hızına bağlı olarak 5–15 yıl sürebilir.
Tür Seçimi İlkeleri
Tür seçiminin en önemli ölçütlerinden biri, türün yörenin iklim ve toprak koşullarına uygun olmasıdır. Seçilecek türler kentteki olumsuz hava koşullarına, kuraklığa, sıcaklığa ve kirleticilere dayanıklı olmalıdır. Mekanik zararlara karşı dayanım da önemlidir; çarpma, sıyrılma ve budama baskısına direnç gösterebilmelidir. Türlerin gelecekte ulaşacağı boyut ve form dikkate alınmalı; bugünkü değil, olgun dönem ölçülerine göre karar verilmelidir.
Taç ve Gövde Özellikleri
Trafik ve Yaya Güvenliği Açısından; Yol ağaçlarında, taç altında yeterli net boş mekân bırakan türler tercih edilmelidir. Düzgün gövde oluşturan, en az 2–2.5 m yükseklikte dallanan veya aşağı doğru aşırı dallanmayan türler önceliklidir. Aşırı kalın gövdeler oluşturmayan ve yaya–taşıt hareketini engellemeyen türler tercih edilmelidir.
Kök Sistemi ve Altyapı
Yol ağaçlandırmasında seçilecek türler, kontrolsüz saçak kök geliştirerek yol ve tretuvar kaplamalarına zarar vermemelidir. Drenaj kanallarını tıkamayan ve altyapı elemanlarıyla uyumlu kök sistemleri tercih edilmelidir. Özellikle dar yol kesitlerinde kök davranışı, tür seçiminde belirleyici bir ölçüttür. Bu nedenle tür seçimi yalnız estetik değil, altyapı ve bakım yönetimi açısından da değerlendirilmelidir.
Yol Genişliğine Göre Tür Seçimi
Dar yollarda, yola uygun ölçü ve formda küçük ya da orta taçlı türler tercih edilmelidir. Orta genişlikteki yollarda orta boylu türler daha uygundur. Geniş büyük yollar ve allelerde ise boylu ve geniş taçlı ağaçlar kullanılabilir. Bu nedenle her yol kesiti için aynı türü kullanmak yerine, sokağın ölçüsüne ve kullanım yoğunluğuna göre seçim yapılmalıdır. Örneğin; Dar caddelerde daha kontrollü taç oluşturan türler, Geniş bulvarlarda ise çınar, ıhlamur ve meşe gibi daha büyük ölçekte türler değerlendirilebilir.
Yol Genişliğine Göre Tür Seçimi
Refüjlerde Bitkisel Tasarımı
Refüjlerin üç temel işlevi vardır: trafik akışlarını ayırmak, dönüş yapan araçlar ve yayalar için güvenli bekleme alanı oluşturmak, kentsel alanda bitkilendirme için yeşil alan sunmak. Refüjler, yeterli genişliğe sahip olduklarında ağaç ve alçak bitki örtüsü için önemli bir kentsel yeşil alan niteliği taşır. Ancak refüj bitkilendirmesi yapılırken görüş güvenliği, bakım gereksinimi ve türün boyu mutlaka dikkate alınmalıdır. Refüjlerde bitkiler sürücülerin kavşak ve virajlardaki görüş açısını kapatmamalıdır. Kavşak yaklaşım alanlarında görüşü engellemeyen alçak bitkiler tercih edilmelidir. Far ışığı perdelemesi gereken yollarda yaklaşık 1.20–1.50 m yüksekliğinde çalılar veya sık dokulu bitkiler kullanılabilir. Trafik güvenliği için çok yüksek boylanan çalılar yerine kontrollü yükseklikte ve budanabilir türler önerilir.
Kavşaklar ve Trafik Adaları
Kavşaklarda ve trafik adalarında görüş açısını kapatmayan bitkiler kullanılmalıdır. Bu alanlarda alçak çalılar, yer örtücüler ve kontrollü gelişen türler daha uygundur. Dar birleşim alanlarında bitkilendirme yerine sert zemin veya çıplak yüzey malzemeleri daha doğru olabilir. Amaç, görsel karmaşa yaratmadan güvenli, okunabilir ve bakımı sürdürülebilir bir düzenleme oluşturmaktır. Kavşaklarda ve dönüşlerde görüş açısını engellemeyen, uzak mesafeden algılanabilecek vurgulayıcı türlerle düzenlemeler yapılmalıdır.
Bitki Katmanları
Ağaç, Çalı ve Yerörtücü Birlikte Düşünülmelidir. Yol ağaçlandırması yalnızca ağaçlardan oluşan bir sistem olarak değil; refüj, kavşak ve trafik adalarında çalı ve yerörtücüler ile birlikte düşünülmelidir. Çalılar; görüş kontrolü, far ışığı perdeleme ve yönlendirme işlevi görebilir. Yerörtücüler ise düşük bakım gereksinimi, toprak ve yüzey bütünlüğü açısından avantaj sağlar.
Dünyadan Uygulama (Örnekleri gösterildi.)
Kent içi yol ağaçlandırması, yalnızca dikim değil; planlama, tasarım ve yönetim sürecidir
Tarihi kent Edirne
Tarihî Kentlerde Bitkilendirme Bağlamsal Olmalıdır. Edirne, tarihî katmanları, Osmanlı mirası, anıtsal aksları ve güçlü silüeti olan özgün bir kenttir. Bu nedenle bitkilendirme kararları yalnız estetik ve bakım kolaylığına göre verilmemelidir. Özellikle Selimiye gibi anıtsal yapılara yönelen akslarda tür seçimi, tarihî doku ve görsel bütünlükle uyumlu olmalıdır. Bitkiler, tarihî yapıyla yarışmamalı; silüeti destekleyen, çerçeveleyen ve tamamlayan bir rol üstlenmelidir.
Edirne’yi Ana Akslarla Değil, Tüm Sokaklarıyla Düşünmek Gerekir. En küçük sokaktan en geniş bulvara kadar tüm kamusal açık alanlar, bağlantılı bir yeşil koridor sistemi içinde değerlendirilmelidir. Yeşil altyapı yalnız taşkın yönetimi değil, aynı zamanda kuraklıkla uyum, gölge üretimi ve mikroklima düzenleme aracı olarak ele alınmalıdır. Bağlantılı ve Dirençli Bir Edirne İçin Uzun Vadeli Planlama. Kent içi yeşil altyapı, kısa süreli dikim kampanyalarıyla değil; uzun vadeli eylem ve yönetim planlarıyla kurulmalıdır. Ağaçlandırma, geçirgen yüzey dönüşümü, yağmur suyu yönetimi ve bakım süreçleri birlikte planlanmalıdır. Her sokak, refüj, kavşak ve bulvar; en az 20 yıllık bir planlama perspektifi içinde bütüncül sistemin parçası olarak ele alınmalıdır.
T.Ü. Mimarlık Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümünden Bitki Materyali ve Yetiştiriciliği Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Sergun DAYAN “Kent ağaçlandırma bakım ve budama” başlıklı sunumunu yaptı.
ŞEHİR AĞAÇLARININ FAYDALARI
Doğal hayatın destek sistemini oluşturan ağaçlar ve bitkiler; hava, su, toprağın kalitesini artırarak, bulundukları çevrenin yaşanabilir ortama dönüşmesin katkıda bulunurlar.
Şehir ağaçlarının havayı serinletme, hava kirliliğini önleme, gürültüyü perdeleme, rüzgâr, toz ve zararlı gazların etkilerini azaltma, estetik manzara oluşturma, kentin görünümüne dinamik etki katma, ulaşım akslarını belirleme, yaya yollarında iz ve süreklilik oluşturma, mekânlara sınır getirme, far ışıklarını perdeleme, iklim koşullarını iyileştirme gibi çok yönlü yararları vardır.
ŞEHRE UYGUN AĞACIN SEÇİMİ
Kent içinde dikilecek ağaçların türünün belirlenmesinde öncelikli etken iklim koşullarıdır. İkinci olarak toprak yapısı ve arazi faktörleri dikkate alınmalıdır. Şehir içinde, mekânın genişliği, güneş ışığına açıklığı, araç ve yaya trafiğinin yoğunluğu gibi kentsel koşullar ile ağacın hangi amaçla dikildiği de türlerin tercihinde etkili kriterlerdir. Şehir içindeki park, bahçelere veya refüj ve kavşaklara meyve ağaçları dikmek doğru değildir.
ŞEHRE UYGUN AĞACIN SEÇİMİ
Kentsel Mekâna Uygunluk Kentsel mekânın genişliği, yakınında anıtsal yapı veya tarihi eser bulunması, çevresinin rüzgâra açık veya binalarla kuşatılmış olması, araç ve insan trafiğinin yoğunluğu, elektrik, su, atık su, doğalgaz hattı gibi alt yapı donatılarına yakınlığı ağaç seçiminde önemlidir. Dar kaldırım ve refüjlere, gövde ve dalları kısa dönemde genişleyen ve kökleri kaldırımları omuzlayan atkestanesi, çınar, kokar ağaç dikilmesi uygun değildir. Kavşaklarda, sürücülerin görüş açısını engelleyecek ve trafik ışıklarını kapatacak konumda ağaç dikilmemelidir. Araç trafiğinin yoğun olduğu yerlerde kaldırımlara servi gibi egzoz ve kirli gazlara dayanıksız olan ağaç dikilmemelidir.
Şehre Uygun Olmayan Ağaçlar
Fidan seçerken, başta insan sağlığı olmak üzere, ekonomik ve sosyal yönden şehre zarar veren türlerden uzak durulmalıdır. Ağaç polenleri alerjik hastalıklara sebep olmaktadır. Bol polen veren Çınar, Servi, Huş, Meşe, Akça ağaç gibi türlere dikkat edilmelidir. Bol su tüketen kavak ve söğüt yerine suyun sınırlı olduğu şehirlerde ağaç dikilirken az su isteyen türler tercih edilmelidir.
Avustralya kökenli okaliptüs ile son yıllarda dikimi bilinçsizce teşvik edilen Çin kökenli pavlonya ağaçları, sadece büyük parklardaki ıslak alanların çevresine sınırlı sayıda dikilebilir.
Ayrıca, yaprak döküm süresi çok uzun olan, dökülen meyve ve çiçekleri kaygan zemin oluşturan incir ve karadut gibi aşırı kirletici türlerin kaldırımlara dikilmesi uygun değildir. Altyapı Standartlarına Uygunluk şehir içinde yaya, bisiklet, otomobil ve diğer taşıtlar için yapılan her türlü yolun boyutuna ve yapım esaslarına ilişkin standartlar geliştirilmiştir.
Standartlara göre örneğin, yoğun yaya trafiğinin olduğu semtlerde kaldırım genişliği minimum 3 metre olmalıdır. Ancak, insan hareketinin yoğun olduğu caddelerde, yayaların yürümesine engel teşkil edeceği için, 3 metre enindeki kaldırımlara ağaç dikilmez. Yaya kalabalığı olmayan sakin sokakların 3 metre genişliğindeki kaldırımları için kurtbağrı (ligistrum) ve top akasya gibi fazla büyümeyen türler seçilmelidir.
Yaya trafiğinin yoğun olduğu kalabalık semtlerde, yürümeye engel teşkil etmemesi için, 4 metreden dar olan kaldırımlara ağaç dikilmesi uygun değildir. Dört metre enindeki kaldırımlara kurtbağrı, top akasya, top katalpa gibi gövdesi ve dalları fazla genişlemeyen küçük ağaçlar dikilmelidir. Atkestanesi, çınar, ıhlamur, meşe gibi iri gövdeli ve geniş taçlı ağaçlar ise, ancak 8-10 metre genişliğindeki kaldırımlara dikilebilir.
Altyapı Standartlarına Uygunluk
Kentsel mekânlara ağaç dikilirken su, kanal, iletişim, enerji gibi altyapı donatıları dikkate alınmalıdır.
Yolağacı, trafik ışığı, elektrik ve telefon gibi havai hat direklerinden minimum 4 metre aralıklı dikilmelidir. Ağacın konumu, yer altına döşenmiş atık su kanalı, gaz ve su borusu ile yağmur ızgarasından 3 metre uzakta olmalıdır. Daha duyarlı olan ve tehlike arz eden elektrik, telefon, internet ve televizyon kablolarıyla ağaç arasında en az 3 metre mesafe bulunmalıdır. Her türlü kentsel mekânın tasarımında öncelikle güvenlik dikkate alınır. Yaya ve taşıt trafiğinin birbirinden ayrılması ve insan güvenliğinin sağlanması için, ağaçlar her durumda, kaldırımla caddeyi ayıran sınır taşından (bordür) bir metre içeride olmalıdır.
ŞEHİR AĞAÇLARININ BAKIMI
Ekolojik şartlara uygun olarak seçilen ve kentsel mekânlara usulüne uygun olarak dikilen ağaçların, amaçlanan faydayı sağlayabilmesi için düzenli bakımlarının yapılması, sağlıklı gelişimlerini engelleyen zararlı etkenlerden korunması gerekir. Fidanların dikiminden olgunluğa erişmesine kadar ağaçlara, budama, destekleme, sulama, gübreleme, ilaçlama, koruma ve restorasyon gibi teknik bakımlar yapılır.
Destekleme ve Sulama
Fidanın dikildiği yerde kök salabilmesi için, bulunduğu konumda hareketsiz kalması gerekir. Şehir içinde dikilen fidanlar, şiddetli rüzgâr, taşıt trafiği ve insan eliyle hareket ettirilerek toprakla bağını koparabilir. Her türlü harekete karşı korumak için fidan, dibine dikilen ahşap veya metal desteklere bağlanır. Hareketi en aza indirdiği için en güvenli destekleme 3 kazıkla yapılandır. Gövdesinin içi çürüyerek boşalan, şiddetli çarpmalara, yıldırım ve benzeri afetlere maruz kalan yaşlı ağaçlar, aşırı rüzgâr ve yağışlara karşı daha az dayanıklıdır.
Destekleme ve Sulama özellikle yeni dikilen fidanlar, havaların sıcak ve kurak olduğu dönemlerde suya daha fazla ihtiyaç duyar. Yağışların az, toprağın su tutma yeteneğinin zayıf, taban suyunun derin olduğu şehirlerde, gelişmiş ağaçların da vejetasyon dönemlerinde sulanması gerekir.
Su ihtiyacı türlere göre değişir. Geniş yapraklı ağaçlar çok terleme yaptığı için iğne yapraklılardan daha fazla suya ihtiyaç duyar. İhtiyacından fazla su ağaca zarar verir. Bu nedenle, sürekli sulanan çimenlik alanlara, suya fazla ihtiyaç duyan ağaçlar dikilmelidir. Geniş yapraklı ağaçlardan atkestanesi, çınar, kayın gibi kazık kök yapan türler, taban suyu yüksek olan geçirgen topraklarda sonbahar ve kış aylarında suya ihtiyaç duymazlar su sabahın erken saatlerinde veya güneş battıktan sonra verilmelidir.
Suyun kıt olduğu ve bitkilerin şehir şebekesinden sulandığı yerlerde kentsel mekanlarda, fazla su istemeyen yerel ağaç türleri tercih edilmelidir. Özellikle yeni dikilen fidanlar, havaların sıcak ve kurak olduğu dönemlerde suya daha fazla ihtiyaç duyar. Yağışların az, toprağın su tutma yeteneğinin zayıf, taban suyunun derin olduğu şehirlerde, gelişmiş ağaçların da vejetasyon dönemlerinde sulanması gerekir.
Su ihtiyacı türlere göre değişir. Geniş yapraklı ağaçlar çok terleme yaptığı için iğne yapraklılardan daha fazla suya ihtiyaç duyar. İhtiyacından fazla su ağaca zarar verir. Bu nedenle, sürekli sulanan çimenlik alanlara, suya fazla ihtiyaç duyan ağaçlar dikilmelidir. Geniş yapraklı ağaçlardan atkestanesi, çınar, kayın gibi kazık kök yapan türler, taban suyu yüksek olan geçirgen topraklarda sonbahar ve kış aylarında suya ihtiyaç duymazlar su sabahın erken saatlerinde veya güneş battıktan sonra verilmelidir. Suyun kıt olduğu ve bitkilerin şehir şebekesinden sulandığı yerlerde kentsel mekanlarda, fazla su istemeyen yerel ağaç türleri tercih edilmelidir.
Şehir ağaçlarının, dikiliş amaçlarına uygun ve sağlıklı gelişme göstermesi için dallarında budama yapılır. Budama, ağacın hastalıklı ve kuruyan dallarının kesilmesi, canlı dalların seyreltilmesi, dip ve kök sürgünlerinin alınması, tacın küçültülmesi ve taca biçim verilmesi şeklinde yapılabilir. Budama ağacın daha güzel görünmesi, fırtına, yoğun yağış ve şiddetli rüzgârdan korunarak sağlıklı büyümesi amacıyla yapılır.
Budamanın Tanımı ve Amacı
Budama; ağaç, ağaççık ve çalıları içeren odunsu bitkilerde gelişmeyi kuvvetlendirip hızlandırarak, ağacı sağlıklı kılmak, istenilen formu vermek, çiçeklenmenin ve meyvelerin miktarını ve kalitesini arttırmak amacıyla bitki üzerindeki kısmen kuru, kısmen de yaşayan kısımların belirli esaslara göre, uygun materyal kullanılarak uzaklaştırılmasıdır. Daha genel bir tanımlama yapacak olursak, budama bitki üzerindeki istenmeyen dalların belli esaslara uyularak kesilip uzaklaştırılmasıdır. Genel olarak budamalarda; budanacak bitkilerin çiçeklenme zamanı, şekli, çiçekli kısmının yaşı ve sürgün gözleri incelenmelidir. Budama sürgün gözünün hemen üzerinden tekniğine uygun olarak yapılmalıdır. Budamalarda kullanılacak ekipmanlar temiz ve amacına uygun aletler olmalıdır. Budamalar kesinlikle amaçlı olmalıdır. Bunun için de budama amacı iyi bilinmeli, zamanı, şekli ve tekniği iyi analiz edilerek uygulanmalıdır. Ölü, kırık, birbiri üzerine binmiş veya hastalıklı dallar mevsime bağlı kalmaksızın kesilmelidir. Budama sonucunda kesim yerlerinde derin yaralar oluşmuşsa (3 cm’den kalın dallar) mutlaka macunla kapatılmalıdır.
Amaçlarına göre budamalar
Bakım Budamaları: Bitkinin sağlıklı bir gelişim göstermesi amacıyla yapılan budamalardır. Şekillendirme Budamaları: Bireyin iyi bir görünüm kazanması yani peyzaj değerini artırmaya yönelik şekil veya form budamalarıdır.
Meyve ve çiçek verimini artırmaya yönelik budamalar güvenlik amacıyla yapılan budamalar: Bitkinin kendisine sağlanan alandan daha fazla alanda gelişmesi durumunda, ağaçtan herhangi bir dal parçasının düşüp yaralamaya ve maddi zarara yol açabilecek olan dallar ile yollarda yayaların ve kara araçlarının görüş alanını engelleyen dalların ağ yöntemlerine göre budamalar; canlandırma, ayıklama (=seyreltme), dengeleme, sürgün tekleme, sürgün kısaltma ve sürgün ucu alma budamaları şeklinde sınıflandırılır.
Budamaya konu bitki parçalarının bitki üzerindeki konumuna göre ise alçak ve yüksek budama diye çeşitlendirilir. Alçak budama bitki boyunun 1/3’ünün alttan yukarı doğru budanması, yüksek budama ise bitkinin üst kısımlarında yapılan budamalardır.
1. Düzeltme Budamaları genellikle dikimi izleyen ilk dönemde ve zamanla ortaya çıkabilen anormal gelişimleri düzelterek fidanları normal formlarına dönüştürmek amacıyla uygulanan budamalardır.
2. Temizleme Budamaları: Dikimi izleyen her dönemde uygulanabilecek budamalar olup genel olarak kurumuş, ölü dalları uzaklaştırmak, çatalları teklemek ve mekanik direnci zayıflamış olan dalların ağırlığını azaltmaya yönelik.
3.Seyreltme Budamaları dikim sonrasında sıkışık dalların selekte edilmesi ile sınırlı tutulmalı, ilerleyen yıllarda kök üzerindeki gövde sayısı ve yoğunluğunun artması ile birlikte ağaççık ve çalı türüne göre 1-3 yıllık tekrarlarla kış sonu döneminde uygulanmalıdır.
4. Canlandırma Budamaları yaşlanan ve formundan uzaklaşan ağaç ve çalılarda tüm gövdelerin kök boğazının 5 – 10 cm üstünden bir defada kesilmesi şeklinde yapılan uygulamalardır Böylelikle; örneğin, kök yaşı 15 olan formundan uzaklaşmış ve yaşlanmış bir ağaççık ya da çalının yepyeni sürgünlerle genç ve canlı bir gelişime dönüştürülmesi sağlanmaktadır.
5. Yenileme Budamaları amaç, tepe tacının hacmini koruyarak devam ettirmek ve ana dallar üzerinde yer alan dalların yenilenmelerini elverişli kılmaktır.
Yenileme budamaları ağaçtaki zayıflamaları önceden görerek önleyebilmek amacıyla, zayıf ve güçsüz dallanmalara ait dalları kısaltmak, mümkün olduğunca güçlü bir yıllık büyümeyi devam ettirmek ve yaraların çabuk kapanabilmesini sağlamaktan ibarettir.
6. Taç Azaltma ve Yükseltme Budamaları tepe tacının yükseltmek veya azaltmak amacıyla yapılan budamalardır. Genel olarak tepe tacının %67’si kalacak, %33’ ü ise uzaklaştırılacak şekilde tacın küçültülmesidir. Sert- derin budama şu durumlarda uygulanır: Gençleştirme, yaşlanmış, formunu kaybetmiş bitkilerde, aşırı büyümenin kontrolü, mekânı aşan, yapıya zarar veren bireylerde, zarar görmüş bitkilerde don, kuraklık, fırtına sonrası ciddi hasarda zararları, fizyolojik stres ve karbon dengesi bozulması, zayıf ve kırılgan sürgün oluşumu, hastalık ve zararlı girişine açık kapı, çürüme ve yapısal zayıflık, estetik ve form kaybı, kontrolsüz ve daha yoğun bakım ihtiyacı, ekolojik işlev kaybı
Budama Zamanı; Genel olarak bakıldığında, kuru dalların budanması yılın her mevsiminde yani her zaman yapılabilirken, yeşil budama dediğimiz canlı –yaşayan dalların budanması bitki türlerine bağlı olmakla birlikte genellikle vejetasyon (büyüme) dönemi dışında sonbahar ya da kışın yapılmalıdır. Ağaç ve ağaççık türlerinde yapılacak budamalarda bitki toplam boyunun 2/3’ünden fazlası veya yaşayan tepesinin 1/3’ünden fazlasının kesinlikle bir defada budanmaması, 1 ve 2. budama arasında ortalama 3-5 yıllık sürenin geçmesi önerilmektedir. Yapraklı türlerde ileri yaşlarda yapılacak budamalar başta bakım budamaları olmak üzere meyve ve çiçek verimini artırmaya yönelik budamalardır. Bunun dışında şekil ve form verme amaçlı budamalar yaprağını döken türler içinde geçerlidir.
Avrupa ülkelerinde Kayın, Gürgen, Karaağaç, Akçaağaç, Meşe, Dişbudak gibi çok sayıda yapraklı orman ağacı türünde şiddetli şekil-form verme amaçlı budamalar yapılmaktadır.
Budama da Dikkat edilmesi gerekenler; Budama yaraların büyük olması durumunda alınacak acil önlemler arasında yara yüzeylerine koruyucu macun sürülmesi gerekir. Macun yara yüzeyinin dış etkilerde 2-3 yıl kadar korur. Reçine salınımı olan türlerde (ibreli türler) ise koruyucu macun sürmek gerekmez. Budamalarda dikkat edilecek önemli bir eksiklikte budama sonrası oluşan çok sayıdaki gövde ve kök sürgünlerinin belirli aralıklarla uzaklaştırılmasıdır. Budama ekipmanları steril olmalıdır. Gerektiği zaman gerektiği şekilde yapılmayan budamalar, sonraki yıllar çokça probleme zemin hazırlar
Park ve bahçeler müdürlüğü adına sunum yapan Müdür Pınar Kırımlı Tabak; faaliyet alanlarını ve yapılan çalışmaları örnekleriyle sundu. Akademik uzmanlar ve sivil örgütlerle sürekli iletişim halinde olduklarını söyledi.
Park ve bahçeler müdürlüğü faaliyet alanlarını belirtti. İmarda park alanı olarak ayrılmış alanlara park ve bahçe yapmak. Cadde ve sokakları ağaçlandırılmak. Kavşak ve refüjleri düzenlemek. Mevcut yeşil alanları düzenli olarak bakmak. Yeşil alan miktarlarını arttırmak. Şehir içindeki tüm parkların yıl boyunca bakım, temizlik, ilaçlama, gübreleme uygulamalarının sağlıklı bir şekilde yapmak. Halkın spor etkinliklerine destek olmak amacıyla futbol, basketbol, voleybol, tenis sahaları yapmak. Belirlenen alanlara mevsimlik çiçekler dikmek. Mevsiminde budanması gereken ağaç, çalı ve güllerin budama işlemlerini yapmak. Sorumlu olduğumuz yeşil alanlardaki hastalık ve zararlılara karşı mücadele yöntemlerini belirleyerek uygulamasını yapmak. Park ve yeşil alanlara çocuk oyun grupları, oturma bankları, piknik masaları ve spor aletleri yerleştirmek. Mevcut olanların bakımlarını yapmak. Park alanları ve orta-yan refüjlerdeki yeşil alanların temizliği, sulaması, çim biçimi, yabani ot temizliği, dip sürgünü alma, gübreleme ve bozulmuş alanların tamiratını yapmak. Şehrin muhtelif yerlerinde bulunan süs havuzlarının bakımını yapmak. Mevcut atölyelerimizde oturma bankı kamelya ve piknik masası imalatlarını gerçekleştirmek. İdaremizin etkinliklerinde kullanılmak üzere sahne ve tribün kurulumunu gerçekleştirmek. İş yerinde iş güvenliğini ve işçi sağlığını sağlayacak tedbirleri almak.
Şehrimizde 1.678.000 m² yeşil alan ve 109 adet park bulunmaktadır.
Şehir ağaçları yalnızca estetik unsurlar değil, aynı zamanda ekolojik dengeyi sağlayan, kent iklimini düzenleyen ve vatandaşlarımızın yaşam kalitesini arttıran canlı varlıklardır. Bu nedenle yapılan her müdahale, bilimsel veriler ve teknik gereklilikler doğrultusunda gerçekleştirilmektedir. Son yıllarda Edirne genelinde yaşanan şiddetli fırtınalar, özellikle yaşlı ve bakımsız ağaçlarda ciddi dal kırılmalarına neden olmuştur. Bu durum;
Can güvenliği açısından risk oluşturmuş, Araç ve yapı hasarlarına yol açmış, Acil müdahale gerektiren durumlar ortaya çıkarmıştır. Yapılan teknik incelemelerde özellikle Atatürk Bulvarı, İstasyon, Kıyık ve Karaağaç bölgelerinde bulunan ağaçlarda ciddi yapısal bozulmalar tespit edilmiştir. Bu ağaçlarda; -Uzun yıllar budama yapılmaması nedeniyle taç dengesinin bozulduğu -Aşırı uzayan dalların ağırlık merkezi kaymasına neden olduğu -İç çürümeler ve zayıf dal bağlantılarının oluştuğu gözlemlenmiştir
Bu tür durumlarda ağaç, dışarıdan sağlıklı görünse bile, ani kırılmalara neden olmaktadır. Bu riskleri ortadan kaldırmak amacıyla, uzman ekiplerimiz tarafından belirli yerlerde derin budama (taç küçültme / güvenlik budaması) uygulanmıştır.
Bu uygulamanın amacı: Ağacın yük dengesini yeniden sağlamak-kırılma riski taşıyan dalları ortadan kaldırmak, Ağacın yeniden sağlıklı sürgün oluşturmasını teşvik etmek, En önemlisi can ve mal güvenliğini sağlamaktır.
Budama işlemleri: Rastgele değil, Estetik kaygıdan bağımsız değil, Tamamen uzman kontrolünde ve teknik kriterlere uygun şekilde yapılmıştır. Yapılan derin budama işlemleri bir “son” değil, bir yenilenme sürecinin başlangıcıdır. Ağaçlar kısa sürede yeni sürgünler oluşturacaktır, Daha dengeli ve sağlıklı bir taç yapısı gelişecektir, Uzun vadede hem gölge hem güvenlik birlikte sağlanacaktır
Park ve Bahçeler Müdürlüğü olarak tüm çalışmalarımızda: -Bilimsel yaklaşımı -Teknik uzmanlığı -Kamu güvenliğini ön planda tutmaktayız.
Yapılan budama işlemleri zorunlu, kontrollü ve bilinçli uygulamalardır. Amacımız doğaya zarar vermek değil, onu daha sağlıklı ve güvenli hale getirmektir. Müdürlüğümüz, tarafından gerçekleştirilen budama işlemleri sonrasında, oluşan kesim yüzeylerinin mikroorganizmalar (özellikle mantar ve bakteriler), zararlılar ve abiyotik stres etmenlerine karşı korunmasını sağlamak amacıyla gerekli durumlarda macun uygulaması yapılmaktadır.
2025 yılı sonbahar ve 2026 yılı kış döneminde gerçekleştirdiğimiz ağaçlandırma ve yeşil alan iyileştirme çalışmalarımızdaki temel amacımız; kent estetiğini artırmak, çevresel sürdürülebilirliği desteklemek ve Edirne’nin doğal dokusunu daha sağlıklı ve güçlü hale getirmektir. Bu kapsamda şehir genelinde; orta refüjlerde, kaldırımlarda, park ve yeşil alanlarda yoğun bir ağaçlandırma çalışması gerçekleştirdik. Özellikle geçmiş yıllarda kaldırımlara ve muhtelif yeşil alanlara dikilmiş ancak zamanla bakım eksiklikleri ve çeşitli çevresel etkiler nedeniyle sağlığını kaybetmiş ya da tamamen yok olmuş ağaçların yerine yeni ve sağlıklı ağaçlar kazandırdık. Ağaç türü seçiminde bilimsel ve bölgesel kriterleri esas alarak Orman İşletme Müdürlüğü ile koordineli şekilde çalışarak, bölgemizin toprak yapısına ve iklim koşullarına en uygun türleri tercih ettik. Dikimini gerçekleştirdiğimiz başlıca türler arasında; Çınar, Dişbudak, Ihlamur, Akasya, Akçaağaç, Erguvan, Ligustrum, Lale, Ladin, Göknar, Leylandi, Şimşir, Taflan, Gül vb. hem ekolojik hem de estetik açıdan değerli türler yer almaktadır. Özellikle orta refüjlerde tercih ettiğimiz tijli ligustrum ağaçları, klasik anlamda bir orman ağacı olmaktan ziyade, peyzaj uygulamalarında önemli bir yere sahiptir. Bu tür; Form yapısı sayesinde düzenli ve estetik bir görünüm sağlar, Şehir içi görsel kaliteyi artırır, Yeşil doku sürekliliğine katkıda bulunur, Ve oksijen üretimi ile kentsel yaşam kalitesini destekler. Düşük bakım ve su ihtiyacı sayesinde kent içi uygulamalarda önemli avantaj sağlamaktadır. Ayrıca hızlı ve kolay budanabilir yapısı sayesinde, özellikle trafik yoğunluğu bulunan orta refüj ve yol kenarlarında araç görüşünü engellemeden kontrol altında tutulabilmektedir. Bu özelliğiyle, trafik güvenliğini olumsuz etkilemeyen estetik bir türdür.
Bu dönemde ekilen ağaç tür ve adetleri; Kurtbağrı; 1010, Lale ağacı; 300 3, Akasya; 300, Nandina; 700, Ihlamur 496, Doğu çınarı; 154, Taflan; 1500, Altuni taflan; 250, Erguvan 50, Top leylandı; 75, Spiral leylandı; 100, Kızaran dişbudak; 50, Göknar; 50, Mavi ladin; 10, Akçaağaç 50, Büyük yapraklı şimşir 150, Bodür aleve 300, Alev ağacı; 50, Zakkum 75, Meiland gülü 750, Maksivita gülü; 750, Huş; 20, Dağ muşmulası; 200, Hatmi; 200, Süs elması; 15, Süs eriği; 15, Batı ladini; 10 olmak üzere toplamda 7630 ağaç dikilmiştir.
Toplantı soru yanıtlar ile sona ermiştir. 05.04.2026
Özer Demir
EKK Yürütme Kurulu Başkanı
Henüz yorum yapılmamış.